"Rabb'im! Beni, annemi, babamı ve Mü'min olarak evime girenleri ve Mü'min erkekleri ve Mü'min kadınları bağışla. Zalimlerin yalnızca tükenişlerini arttır."
Nuh 71:28رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِناً وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَاراً • Rabbigfirli ve li valideyye ve li men dehale beytiye mu'minen ve lil mu'minine vel mu'minat ve la tezidiz zalimine illa tebara. • Meal: "Rabb'im! Beni, annemi, babamı ve Mü'min olarak evime girenleri ve Mü'min erkekleri ve Mü'min kadınları bağışla. Zalimlerin yalnızca tükenişlerini arttır." • Kelime kelime: رَّبِّ rabbi Rabbim · ٱغْفِرْ gfir bağışla · لِى li beni · وَلِوَٰلِدَىَّ velivalideyye ve babamı-anamı · وَلِمَن velimen ve kimseyi · دَخَلَ dehale giren · بَيْتِىَ beytiye evime · مُؤْمِنًۭا mu'minen inanarak · وَلِلْمُؤْمِنِينَ velilmu'minine ve inanan erkekleri · وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ velmu'minati ve inanan kadınları · وَلَا ve la ve · تَزِدِ tezidi artırma · ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimlerin · إِلَّا illa dışında bir şeyi · تَبَارًۢا tebaran helaki • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • بيت (byt) kökü: Ev, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • تبر (tbr) kökü: Kırmak/yıkmak/mahvetmek/yok olmak/kaybetmek/parçalamak/dağılmak, yıkım/mahvoluş. • Nuh suresi 28 ayettir; bu 28. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).