Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nuh Suresi 27. Ayet Meali

"Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir ve Kafir kimseler yetiştiriyorlar."

Nuh 71:27 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir ve Kafir kimseler yetiştiriyorlar."
Nuh 71:27
اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِراً كَفَّاراً • İnneke in tezerhum yudıllu ıbadeke ve la yelidu illa faciren keffara. • Meal: "Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir[1] ve Kafir[2] kimseler yetiştiriyorlar." • Dipnot 1: Nankör. • Dipnot 2: Kötü. • Kelime kelime: إِنَّكَ inneke çünkü sen · إِن in eğer · تَذَرْهُمْ tezerhum onları bırakırsan · يُضِلُّوا۟ yudillu şaşırtırlar · عِبَادَكَ ibadeke kullarını · وَلَا ve la ve · يَلِدُوٓا۟ yelidu doğurmazlar · إِلَّا illa (olandan) başkasını · فَاجِرًۭا faciran ahlaksız · كَفَّارًۭا keffaran inkarcı • وذر (wpr) kökü: Terk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • فجر (fjr) kökü: Uzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yer • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Nuh suresi 28 ayettir; bu 27. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).