"Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."
Cin 72:12وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَباًۙ • Ve enna zanenna en len nu'cizallahe fil ardı ve len nu'cizehu hereba. • Meal: "Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık." • Kelime kelime: وَأَنَّا ve enna biz · ظَنَنَّآ zenenna anladık · أَن en · لَّن len asla · نُّعْجِزَ nua'cize aciz bırakamayacağımızı · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · وَلَن velen ve asla · نُّعْجِزَهُۥ nua'cizehu O'nu aciz bırakamayacağımızı · هَرَبًۭا heraben kaçmakla • ظنن (Znn) kökü: Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla… • عجز (Ejz) kökü: Geride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • هرب (hrb) kökü: Kaçmak, firar etmek, kurtulmak. • Cin suresi 28 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).