Akıl Kuran (akilkuran.com)

Cin Suresi 13. Ayet Meali

"Yol gösteren rehberi dinlediğimizde ona inandık. Artık kim Rabb'ine iman ederse, bundan sonra hakkının verilmemesinden veya haksızlığa uğramaktan endişe etmez."

Cin 72:13 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Yol gösteren rehberi dinlediğimizde ona inandık.
Cin 72:13
وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْساً وَلَا رَهَقاًۙ • Ve enna lemma semi'nel huda amenna bih, fe men yu'min bi rabbihi fe la yehafu bahsen ve la reheka. • Meal: "Yol gösteren rehberi[1] dinlediğimizde ona inandık. Artık kim Rabb'ine iman ederse, bundan sonra hakkının verilmemesinden veya haksızlığa uğramaktan endişe etmez." • Dipnot 1: Kur'an'ı. • Kelime kelime: وَأَنَّا ve enna biz · لَمَّا lemma ne zaman ki · سَمِعْنَا semia'na işitince · ٱلْهُدَىٰٓ l-huda yol gösteren (Kur'an)ı · ءَامَنَّا amenna inandık · بِهِۦ ۖ bihi ona · فَمَن fe men artık kim · يُؤْمِنۢ yu'min inanırsa · بِرَبِّهِۦ birabbihi Rabbine · فَلَا fela · يَخَافُ yehafu korkmaz · بَخْسًۭا behsen eksik verilmesinden · وَلَا ve la ve ne de · رَهَقًۭا rahekan kötülük edilmesinden • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • خوف (xwf) kökü: Korkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak • بخس (bxs) kökü: Azaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak. • رهق (rhq) kökü: Yakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun… • Cin suresi 28 ayettir; bu 13. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).