Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enfal Suresi 38. Ayet Meali

Kafirlere de ki: Eğer vazgeçerlerse geçmişte yaptıkları bağışlanır. Eğer tekrar dönerlerse, evvelkilerin başına gelenler ortadadır.

Enfal 8:38 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirlere de ki: Eğer vazgeçerlerse geçmişte yaptıkları bağışlanır.
Enfal 8:38
قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ • Kul lillezine keferu in yentehu yugfer lehum ma kad selef, ve in yeudu fe kad madat sunnetul evvelin. • Meal: Kafirlere de ki: Eğer vazgeçerlerse geçmişte yaptıkları bağışlanır. Eğer tekrar dönerlerse, evvelkilerin başına gelenler ortadadır. • Kelime kelime: قُل kul söyle · لِّلَّذِينَ lillezine kimselere · كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(lere) · إِن in eğer · يَنتَهُوا۟ yentehu vazgeçerlerse · يُغْفَرْ yugfer bağışlanır · لَهُم lehum kendilerine · مَّا ma olanlar · قَدْ kad · سَلَفَ selefe geçmiştekiler · وَإِن vein yok yine · يَعُودُوا۟ yeudu dönerlerse · فَقَدْ fekad elbette · مَضَتْ medet geçerlidir · سُنَّتُ sunnetu kanunu · ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline öncekilerin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • سلف (slf) kökü: Geçmek, önceden geçip gitmek, geçip gitmek, geçmiş olmak, önce gelmek, önce yaşamak, atalar, selefler, ödünç vermek, borç vermek • عود (Ewd) kökü: Geri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri… • مضي (mDy) kökü: İlerlemek veya devam etmek, geçmek/vefat etmek, gitmek veya uzaklaşmak, ileriye doğru ilerlemek, bir şeyi yürütmek/gerçekleştirmek/başarmak, keskin olmak, kesmek veya içine işlemek, bir şeyi yapmada üstün olmak veya… • سنن (snn) kökü: Yol, metot, kural, davranış biçimi, adet, tarz, gelenek, görenek, kalıp, gidişat, alışkanlık • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • Enfal suresi 75 ayettir; bu 38. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).