Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enfal Suresi 74. Ayet Meali

İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim bir rızık vardır.

Enfal 8:74 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'mi…
Enfal 8:74
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقاًّۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ • Vellezine amenu ve haceru ve cahedu fi sebilillahi vellezine avev ve nasaru ulaike humul mu'minune hakka, lehum magfiretun ve rizkun kerim. • Meal: İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır. • Dipnot 1: Bol ikramlı, cömertçe. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine onlar ki · ءَامَنُوا۟ amenu inandılar · وَهَاجَرُوا۟ ve haceru ve hicret ettiler · وَجَـٰهَدُوا۟ ve cahedu ve savaştılar · فِى fi · سَبِيلِ sebili yolunda · ٱللَّهِ llahi Allah · وَٱلَّذِينَ vellezine ve onlar ki · ءَاوَوا۟ avev barındırdılar · وَّنَصَرُوٓا۟ ve nesaru ve yardım ettiler · أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte · هُمُ humu onlardır · ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune mü'minler · حَقًّۭا ۚ hakkan gerçek · لَّهُم lehum onlar için vardır · مَّغْفِرَةٌۭ megfiratun bağışlanma · وَرِزْقٌۭ ve rizkun ve rızık · كَرِيمٌۭ kerimun bol • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • هجر (hjr) kökü: Terk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr… • جهد (jhd) kökü: Çabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • اوي (Awy) kökü: Sığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil. • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • كرم (krm) kökü: Üretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmak • Enfal suresi 75 ayettir; bu 74. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).