Ala 87:15وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ • Ve zekeresme rabbihi fe salla. • Meal: Rabb'inin adını anıp salla[1] eden. • Dipnot 1: Ayette yer alan "salla" kelimesine "namaz kılmak" anlamı verilmek önemli bir yanılgıdır. "Salla" kelimesi, bu ayette, "namaz kılmak" anlamında değil, yönelmek, destek olmak anlamındadır. Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelme demektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almaktır. Salatın diğer anlamları şunlardır: Ritüel salat (Namaz), daa etmek, din, havra. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. • Kelime kelime: وَذَكَرَ ve zekera ve anan · ٱسْمَ isme adını · رَبِّهِۦ rabbihi Rabbinin · فَصَلَّىٰ fe salla ve salat eden • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • صلو (Slw) kökü: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk… • Ala suresi 19 ayettir; bu 15. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).