Öyleyse, onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını istiyor.
Tevbe 9:85وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ • Ve La tu'cibke emvaluhum ve evladuhum, innema yuridullahu en yuazzibehum biha fid dunya ve tezheka enfusuhum ve hum kafirun. • Meal: Öyleyse, onların[1] malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını istiyor. • Dipnot 1: Kafir ve fasıkların. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · تُعْجِبْكَ tua'cibke seni imrendirmesin · أَمْوَٰلُهُمْ emvaluhum onların malları · وَأَوْلَـٰدُهُمْ ۚ ve evladuhum ve evladları · إِنَّمَا innema şüphesiz · يُرِيدُ yuridu istiyor · ٱللَّهُ llahu Allah · أَن en · يُعَذِّبَهُم yuazzibehum onlara azabetmeyi · بِهَا biha bunlarla · فِى fi · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada · وَتَزْهَقَ ve tezheka ve çıkmasını · أَنفُسُهُمْ enfusuhum canlarının · وَهُمْ vehum onlar · كَـٰفِرُونَ kafirune kafir olarak • عجب (Ejb) kökü: Hayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret verici • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • رود (rwd) kökü: aramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • زهق (zhq) kökü: İleri gitti/geçti, ayrıldı, yok oldu, öldü, hiçe gitti, hızlıca gitti. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 85. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).