زيل (zyl) kökü: (olumsuz ma, la veya lam ekleriyle) Durmaz, devam eder, hala, henüz. Bir kenara koymak/ayırmak, ayırmak/kaldırmak/dağıtmak.
Anlam: (olumsuz ma, la veya lam ekleriyle) Durmaz, devam eder, hala, henüz. Bir kenara koymak/ayırmak, ayırmak/kaldırmak/dağıtmak. • Kuran'da 10 ayette geçer. • Bakara 2:217 — Sana, Haram ayını ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak… • Maide 5:13 — Anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lanet ettik ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar… • Tevbe 9:110 — Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları yapı, kalplerinde bir kuşku olarak sürüp gidecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm… • Yunus 10:28 — O Gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları… • Hud 11:118 — Rabb'in dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler olarak sürüp gitmezlerdi. • Rad 13:31 — Kur'an'la dağlar yürütülseydi veya onunla yeryüzü yarılıp parçalansaydı veya onunla ölüler konuşturulsaydı yine de bir şey değişmezdi… • Enbiya 21:15 — Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı. • Hac 22:55 — Kafirler de Sa'at ansızın gelinceye veya ardından başka bir gün olmayan günün azabı gelinceye kadar ondan kuşku duymaya devam edeceklerdir. • Mümin 40:34 — Ant olsun ki daha önce Yusuf size açık kanıt içeren belgelerle gelmişti. Ancak o zaman onun size getirdiği şeyler hakkında kuşkulanıp… • Fetih 48:25 — Onlar, Kafirlerdir. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyan, ayrılmış kurbanların yerine ulaşmasını engelleyen kimselerdir. Eğer Mü'min…