Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 101. Ayet Meali

Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar. Rabb'inin buyruğu gerçekleşince, Allah'ı bırakıp da kulluk ettikleri ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Yalnızca kayıplarını artırdılar.

Hud 11:101 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.
Hud 11:101
وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَـمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ • Ve ma zalemnahum ve lakin zalemu enfusehum fe ma agnet anhum alihetuhumulleti yed'une min dunillahi min şey'in lemma cae emru rabbik, ve ma zaduhum gayre tetbib. • Meal: Biz onlara haksızlık yapmadık; onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar. Rabb'inin buyruğu gerçekleşince, Allah'ı bırakıp da kulluk[1] ettikleri ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Yalnızca kayıplarını artırdılar. • Dipnot 1: Bkz. 10:104. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَمَا ve ma · ظَلَمْنَـٰهُمْ zelemnahum biz onlara zulmetmedik · وَلَـٰكِن velakin ama · ظَلَمُوٓا۟ zelemu onlar zulmettiler · أَنفُسَهُمْ ۖ enfusehum kendilerine · فَمَآ fema · أَغْنَتْ egnet sağlayamadı · عَنْهُمْ anhum kendilerine · ءَالِهَتُهُمُ alihetuhumu onların ilahları · ٱلَّتِى lleti · يَدْعُونَ yed'une taptıkları · مِن min · دُونِ duni başka · ٱللَّهِ llahi Allah'tan · مِن min hiç bir · شَىْءٍۢ şey'in şey · لَّمَّا lemma ne zaman ki · جَآءَ ca'e gelince · أَمْرُ emru emri · رَبِّكَ ۖ rabbike Rabbinin · وَمَا ve ma bir işe yaramadı · زَادُوهُمْ zaduhum artırmaktan · غَيْرَ gayra başka · تَتْبِيبٍۢ tetbibin kayıplarını • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • غني (gny) kökü: İhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • تبب (tbb) kökü: Kayıp/zarar görmek, azalmak, yenik/ezilmiş/kaybolmuş olmak, yaşlanmak, yok olmak, çöküş, ölüm, zayıflamış/bozulmuş olmak, kesmek, kısaltmak, mahkum olmak, yıkım/kayıp/mahvolma. • Hud suresi 123 ayettir; bu 101. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).