Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 52. Ayet Meali

"Ey halkım! Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe edin, gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, gücünüze güç katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin."

Hud 11:52 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey halkım!
Hud 11:52
وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَاراً وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ • Ve ya kavmistagfiru rabbekum summe tubu ileyhi yursilis semae aleykum midraran ve yezidkum kuvveten ila kuvvetikum ve la tetevellev mucrimin. • Meal: "Ey halkım! Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe[1] edin, gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, gücünüze güç katsın. Mücrimler[2] olarak yüz çevirmeyin." • Dipnot 1: Bkz. 11:3. ayetin 1. dipnotu. • Dipnot 2: Bkz. 10:17. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَيَـٰقَوْمِ ve ya kavmi kavmim · ٱسْتَغْفِرُوا۟ stegfiru bağışlanma dileyin · رَبَّكُمْ rabbekum Rabbinizden · ثُمَّ summe sonra · تُوبُوٓا۟ tubu tevbe edin · إِلَيْهِ ileyhi O'na · يُرْسِلِ yursili göndersin · ٱلسَّمَآءَ s-semae gökten · عَلَيْكُم aleykum üzerinize · مِّدْرَارًۭا midraran bolca yağmur · وَيَزِدْكُمْ ve yezidkum ve katsın · قُوَّةً kuvveten güç · إِلَىٰ ila · قُوَّتِكُمْ kuvvetikum gücünüze · وَلَا ve la · تَتَوَلَّوْا۟ tetevellev yüz çevirmeyin · مُجْرِمِينَ mucrimine suçlular olarak • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • درر (drr) kökü: Bolca akmak, bol miktarda vermek, parlamak. durriyan - parlayan, ışıldayan, göz alıcı. midraaran - bol yağmur. • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • قوي (qwy) kökü: Güçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • جرم (jrm) kökü: Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir… • Hud suresi 123 ayettir; bu 52. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).