İbrahim'in korkusu geçip, bu müjde kendisine verilince, Lut'un halkı hakkında bizimle tartışmaya başladı.
Hud 11:74فَلَمَّا ذَهَبَ عَنْ اِبْرٰه۪يمَ الرَّوْعُ وَجَٓاءَتْهُ الْبُشْرٰى يُجَادِلُنَا ف۪ي قَوْمِ لُوطٍۜ • Fe lemma zehebe an ibrahimer rev'u ve caethul buşra yucadiluna fi kavmi lut. • Meal: İbrahim'in korkusu geçip, bu müjde kendisine verilince, Lut'un halkı hakkında bizimle[1] tartışmaya başladı.[2] • Dipnot 1: Elçilerimizle. • Dipnot 2: İsteğinde ısrarcı oldu. • Kelime kelime: فَلَمَّا fe lemma ne zaman ki · ذَهَبَ zehebe gidince · عَنْ an -den · إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim- · ٱلرَّوْعُ r-rav'u korku · وَجَآءَتْهُ ve ca'ethu ve kendisine gelince · ٱلْبُشْرَىٰ l-buşra müjde · يُجَـٰدِلُنَا yucadiluna bizimle tartışmaya girişti · فِى fi hakkında · قَوْمِ kavmi kavmi · لُوطٍ lutin Lut • ذهب (phb) kökü: gitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek • روع (rwE) kökü: Korku ve saygıyla birleşik saygı duymak, korkutmak, huşu duymak, telaşlandırmak • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • بشر (b$r) kökü: müjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş • جدل (jdl) kökü: Bir şeyi sıkıca bükmek, bir şeyi sağlam veya güçlü ya da kompakt yapmak, sert ve güçlü hale gelmek, bir anlaşmazlıkta/tartışmada şiddetli veya zorlu bir şekilde mücadele etmek veya dava açmak, birini yere atmak, sonraki… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • Hud suresi 123 ayettir; bu 74. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).