Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 97. Ayet Meali

Firavun ve melelerine. Firavun'un buyruklarına uydular. Oysa Firavun'un buyrukları hiç de akıllıca değildi;

Hud 11:97 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Firavun ve melelerine.
Hud 11:97
اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّـبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ • İla fir'avne ve melaihi fettebeu emre fir'avn, ve ma emru fir'avne bi reşid. • Meal: Firavun ve melelerine.[1] Firavun'un buyruklarına uydular. Oysa Firavun'un buyrukları hiç de akıllıca değildi; • Dipnot 1: Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı. • Kelime kelime: إِلَىٰ ila · فِرْعَوْنَ fir'avne Firavun'a · وَمَلَإِي۟هِۦ ve meleihi ve adamlarına · فَٱتَّبَعُوٓا۟ fettebeu onlar uydular · أَمْرَ emra buyruğuna · فِرْعَوْنَ ۖ fir'avne Firavun'un · وَمَآ ve ma ve değildi · أَمْرُ emru buyruğu · فِرْعَوْنَ fir'avne Firavun'un · بِرَشِيدٍۢ biraşidin doğruya yöneltici • ملا (mlA) kökü: Doldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst… • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • رشد (r$d) kökü: Doğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi. • Hud suresi 123 ayettir; bu 97. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).