Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir.
Hud 11:98يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ • Yakdumu kavmehu yevmel kıyameti fe evredehumun nar, ve bi'sel virdul mevrud. • Meal: Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir. • Kelime kelime: يَقْدُمُ yekdumu öncülük ederek · قَوْمَهُۥ kavmehu kavmine · يَوْمَ yevme günü · ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet · فَأَوْرَدَهُمُ fe evradehumu sürükler · ٱلنَّارَ ۖ n-nara ateşe · وَبِئْسَ ve bi'se ne fena · ٱلْوِرْدُ l-virdu bir yerdir · ٱلْمَوْرُودُ l-mevrudu vardıkları yer • قدم (qdm) kökü: Öne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • ورد (wrd) kökü: Mevcut olmak, (içmek için herhangi bir suya) ulaşmak, inmek, (bir yere) yaklaşmak • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • Hud suresi 123 ayettir; bu 98. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).