Gerçekten kadın Yusuf'a ilgi duydu. Yusuf da kadına ilgi duydu. Ne var ki Rabb'inin burhanı sayesinde kadına uymadı. Böylece ondan kötülüğü ve fuhşu çevirdik. Kuşkusuz o Bizim muhles kullarımızdandı.
Yusuf 12:24وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ • Ve le kad hemmet bihi ve hemme biha, levla en rea burhane rabbih, kezalike li nasrife anhus sue vel fahşa, innehu min ibadinel muhlesin. • Meal: Gerçekten kadın Yusuf'a ilgi duydu. Yusuf da kadına ilgi duydu. Ne var ki Rabb'inin burhanı[1] sayesinde[2] kadına uymadı. Böylece ondan kötülüğü ve fuhşu[3] çevirdik. Kuşkusuz o Bizim muhles[4] kullarımızdandı. • Dipnot 1: Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar. • Dipnot 2: Her türlü aşırılık. • Dipnot 3: İlahi rehberliğe uymakla. • Dipnot 4: İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad andolsun · هَمَّتْ hemmet kadın arzu etmişti · بِهِۦ ۖ bihi onu · وَهَمَّ ve hemme o da arzu etmişti · بِهَا biha onu · لَوْلَآ levla eğer · أَن en · رَّءَا raa görmeseydi · بُرْهَـٰنَ burhane doğruyu gösteren delilini · رَبِّهِۦ ۚ rabbihi Rabbinin · كَذَٰلِكَ kezalike böylece · لِنَصْرِفَ linesrife çevirmek istedik · عَنْهُ anhu ondan · ٱلسُّوٓءَ s-su'e kötülüğü · وَٱلْفَحْشَآءَ ۚ velfehşa'e ve fuhşu · إِنَّهُۥ innehu çünkü o · مِنْ min · عِبَادِنَا ibadina kullarımızdandır · ٱلْمُخْلَصِينَ l-muhlesine ihlasa erdirilmiş • همم (hmm) kökü: Endişelenmek/önemsemek/ilgilenmek, kaygılanmak, düşünmek, arzu etmek, tefekkür etmek, düşünmek, tasarlamak, endişeli olmak, aleyhinde plan yapmak, niyet etmek, amaçlamak. • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • برهن (brhn) kökü: Kanıt/delil. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • صرف (Srf) kökü: Çevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • فحش (fH$) kökü: Aşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş. • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • خلص (xlS) kökü: Saf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).