Akıl Kuran (akilkuran.com)

Rad Suresi 25. Ayet Meali

Misaklerinden sonra Allah'ın ahdini bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır.

Rad 13:25 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Misaklerinden sonra Allah'ın ahdini bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanla…
Rad 13:25
وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ • Vellezine yankudune ahdallahi min ba'di misakıhi ve yaktaune ma emerallahu bihi en yusale ve yufsidune fil ardı ulaike lehumul la'netu ve lehum suud dar. • Meal: Misaklerinden[1] sonra Allah'ın ahdini [2] bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır. • Dipnot 1: Antlaşmalarından. • Dipnot 2: Bir şeyin yapılması için özgür irade ile verilmiş olan her türlü söz. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler · يَنقُضُونَ yenkudune bozan(lar) · عَهْدَ ahde verdikleri sözü · ٱللَّهِ llahi Allah'a · مِنۢ min · بَعْدِ bea'di sonra · مِيثَـٰقِهِۦ misakihi iyice pekiştirdikten · وَيَقْطَعُونَ ve yektaune ve kesenler · مَآ ma şeyi · أَمَرَ emera istediği · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · بِهِۦٓ bihi onunla · أَن en · يُوصَلَ yusale bitiştirilmesini · وَيُفْسِدُونَ ve yufsidune ve bozgunculuk yapanlar · فِى fi · ٱلْأَرْضِ ۙ l-erdi yeryüzünde · أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte · لَهُمُ lehumu onlaradır · ٱللَّعْنَةُ l-lea'netu la'net · وَلَهُمْ velehum ve onlaradır · سُوٓءُ su'u kötü (sonucu) · ٱلدَّارِ d-dari yurdun • نقض (nqD) kökü: Yıkmak, bozmak, sözleşmeyi bozmak, bir şeyi iptal etmek, anlaşmayı ihlal etmek, çözmek/bükmek • عهد (Ehd) kökü: Yükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik. • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • وثق (wvq) kökü: Birine güvenmek, dayanmak, bağlanmak. • قطع (qTE) kökü: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek… • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • وصل (wSl) kökü: Ulaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında). • فسد (fsd) kökü: yozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • لعن (lEn) kökü: Kovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek. • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • Rad suresi 43 ayettir; bu 25. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).