Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 44. Ayet Meali

Onları beyyinatla zeburlarla gönderdik. Sana da zikri indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.

Nahl 16:44 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onları beyyinatla zeburlarla gönderdik.
Nahl 16:44
بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ • Bil beyyinati vez zubur, ve enzelna ileykez zikre li tubeyyine lin nasi ma nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerun. • Meal: Onları[1] beyyinatla[2] zeburlarla[3] gönderdik. Sana da zikri[4] indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin[5]. Ki böylece düşünüp öğüt alırlar. • Dipnot 1: Senden önce elçi olarak gönderilenleri. • Dipnot 2: Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi. • Dipnot 3: Öğüt, hatırlatıcı. • Dipnot 4: Kitaplarla. • Dipnot 5: Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle. • Kelime kelime: بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık kanıtları · وَٱلزُّبُرِ ۗ ve zzuburi ve Kitapları · وَأَنزَلْنَآ ve enzelna ve indirdik · إِلَيْكَ ileyke sana · ٱلذِّكْرَ z-zikra Zikr'i · لِتُبَيِّنَ litubeyyine açıklayasın diye · لِلنَّاسِ linnasi insanlara · مَا ma şeyi · نُزِّلَ nuzzile indirilen · إِلَيْهِمْ ileyhim kendilerine · وَلَعَلَّهُمْ veleallehum ta ki · يَتَفَكَّرُونَ yetefekkerune düşünüp öğüt alsınlar • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • زبر (zbr) kökü: Kuyuyu kaplamak, iç duvar, bir parçanın diğerinin üzerine inşası, kontrol etmek/kısıtlamak/yasaklamak, engellenmek/alıkonulmak/tutulmak, iyi/ustalıkla/sağlam yazmak, okumak/ezberden okumak, büyük/cesur/yiğit olmak… • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • فكر (fkr) kökü: Düşündü, net bir bilgi edinmek için değerlendirdi, zihinsel olarak inceledi, zihni kullandı, derin düşünce içinde oldu, üzerinde düşündü. • Nahl suresi 128 ayettir; bu 44. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).