Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
İsra 17:106وَقُرْاٰناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلاً • Ve kur'anen faraknahu li takreehu alen nasi ala muksin ve nezzelnahu tenzila. • Meal: Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman[1] için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik. • Dipnot 1: "Takrae" kelimesinin bu ayetteki anlamı okumak değil, bu kelimenin anlamlarından biri olan "duyurmak"tır. Kur'an, okunsun diye değil; insanlara duyurulsun, iletilsin diye gönderilen bir hitaptır. • Kelime kelime: وَقُرْءَانًۭا ve kur'anen ve Kur'an'ı · فَرَقْنَـٰهُ feraknahu parçalara ayırdık · لِتَقْرَأَهُۥ litekraehu okuman için · عَلَى ala · ٱلنَّاسِ n-nasi insanlara · عَلَىٰ ala · مُكْثٍۢ muksin ağır ağır · وَنَزَّلْنَـٰهُ ve nezzelnahu ve onu indirdik · تَنزِيلًۭا tenzilen birbiri ardınca • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • مكث (mkv) kökü: Oyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmak • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • İsra suresi 111 ayettir; bu 106. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).