"Haberdar edilerek iç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"
Kehf 18:68وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْراً • Ve keyfe tesbiru ala ma lem tuhıt bihi hubra. • Meal: "Haberdar edilerek iç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" • Kelime kelime: وَكَيْفَ ve keyfe ve nasıl? · تَصْبِرُ tesbiru dayanabilirsin · عَلَىٰ ala · مَا ma bir şeye · لَمْ lem · تُحِطْ tuhit kavrayamadığın · بِهِۦ bihi onu · خُبْرًۭا hubran haberdar edilerek • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • صبر (Sbr) kökü: direnmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı… • حوط (HwT) kökü: Korumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana… • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • Kehf suresi 110 ayettir; bu 68. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).