Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 73. Ayet Meali

Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, Kafirler, İman Edenler'e; "İki gruptan hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler.

Meryem 19:73 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, Kafirler, İman Edenler'e; "İki gruptan hangisi k…
Meryem 19:73
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓواۙ اَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ خَيْرٌ مَقَاماً وَاَحْسَنُ نَدِياًّ • Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine keferu lillezine amenu eyyul ferikayni hayrun makamen ve ahsenu nediyya. • Meal: Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman,[1] Kafirler, İman Edenler'e; "İki gruptan[2] hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler. • Dipnot 1: Dünyada iken. • Dipnot 2: İman eden ve iman etmeyen. • Kelime kelime: وَإِذَا ve iza ve zaman · تُتْلَىٰ tutla okunduğu · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · ءَايَـٰتُنَا ayatuna ayetlerimiz · بَيِّنَـٰتٍۢ beyyinatin açık açık · قَالَ kale derler · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوا۟ keferu inkar edenler · لِلَّذِينَ lillezine kimseler için · ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) · أَىُّ eyyu hangisinin · ٱلْفَرِيقَيْنِ l-ferikayni iki topluluktan · خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır · مَّقَامًۭا mekamen makamı · وَأَحْسَنُ ve ehsenu ve daha güzeldir? · نَدِيًّۭا nediyyen meclisi (mevkii) • تلو (tlw) kökü: Takip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek. • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • Meryem suresi 98 ayettir; bu 73. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).