Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 72. Ayet Meali

Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

Meryem 19:72 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz.
Meryem 19:72
ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِياًّ • Summe nuneccillezinettekav ve nezeruz zalimine fiha cisiyya. • Meal: Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · نُنَجِّى nunecci kurtarırız · ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri · ٱتَّقَوا۟ ttekav muttakileri (sakınanları) · وَّنَذَرُ ve nezeru ve bırakırız · ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimleri · فِيهَا fiha orada · جِثِيًّۭا cisiyyen diz üstü çökmüş olarak • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • وذر (wpr) kökü: Terk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • جثو (jvw) kökü: Dizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak. • Meryem suresi 98 ayettir; bu 72. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).