Derken Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Böylece, Adem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Bakara 2:37فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ • Fe telekka ademu min rabbihi kelimatin fe tabe aleyh, innehu huvet tevvabur rahim. • Meal: Derken Adem, Rabb'inden kelimeler[1] aldı. Böylece, Adem'in tevbesini[2] kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir. • Dipnot 1: Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır. • Dipnot 2: Allah'tan aldığı uyarıyla/vahiyle hatasını anladı. • Kelime kelime: فَتَلَقَّىٰٓ fetelekka derken aldı · ءَادَمُ ademu Adem · مِن min -nden · رَّبِّهِۦ rabbihi Rabbi- · كَلِمَـٰتٍۢ kelimatin kelimeler · فَتَابَ fetabe tevbesini kabul etti · عَلَيْهِ ۚ aleyhi onun · إِنَّهُۥ innehu şüphesiz · هُوَ huve O · ٱلتَّوَّابُ t-tevvabu tevbeyi çok kabul edendir · ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyendir • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Bakara suresi 286 ayettir; bu 37. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).