Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 88. Ayet Meali

ve onlar, "Kalplerimiz örtülüdür." dediler. Hayır, öyle değil, Allah; onları, kafirlik etmelerinden dolayı lanetlemiştir. Bu yüzden çok azı iman eder.

Bakara 2:88 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. ve onlar, "Kalplerimiz örtülüdür." dediler.
Bakara 2:88
وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلاً مَا يُؤْمِنُونَ • Ve kalu kulubuna gulf, bel leanehumullahu bi kufrihim fe kalilen ma yu'minun. • Meal: ve onlar, "Kalplerimiz örtülüdür." dediler. Hayır, öyle değil, Allah; onları, kafirlik[1] etmelerinden dolayı lanetlemiştir.[2] Bu yüzden çok azı iman eder. • Dipnot 1: Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlamak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması. • Dipnot 2: İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20). • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler · قُلُوبُنَا kulubuna kalblerimiz · غُلْفٌۢ ۚ gulfun perdelidir · بَل bel bilakis · لَّعَنَهُمُ leanehumu onları la'netlemiştir · ٱللَّهُ llahu Allah · بِكُفْرِهِمْ bikufrihim inkarlarından dolayı · فَقَلِيلًۭا fekalilen artık çok az · مَّا ma · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanırlar • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • غلف (glf) kökü: İçine koymak, bir kaplama ile donatmak, sıvamak, bulaştırmak, sünnetsiz, çevrelemek, zarf • لعن (lEn) kökü: Kovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • قلل (qll) kökü: Az sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 88. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).