O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
Taha 20:102يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقاًۚ • Yevme yunfehu fis suri ve nahşurul mucrimine yevme izin zurka. • Meal: O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız. • Kelime kelime: يَوْمَ yevme o gün · يُنفَخُ yunfehu üflenir · فِى fi · ٱلصُّورِ ۚ s-suri Sur'a · وَنَحْشُرُ ve nehşuru ve toplarız · ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçluları · يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün · زُرْقًۭا zurkan kör bir durumda • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • نفخ (nfx) kökü: Ağızla üflemek, nefes almak. • صور (Swr) kökü: şekillendirmek, biçimlendirmek, tasarlamak, işaretlemek, resmetmek, süslemek, hazırlamak, yapmak • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • جرم (jrm) kökü: Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir… • زرق (zrq) kökü: Mavi gözlü, gri gözlü, gözde yeşilimsi ton, körlük (katarakt nedeniyle göz bebeğinin gri olması), çok net/parlak hale gelmek, gözün akını göstermek, delip geçmek (örneğin mızrakla), keskin/dikkatli bakmak, gözün yoğun… • Taha suresi 135 ayettir; bu 102. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).