Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 135. Ayet Meali

De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz."

Taha 20:135 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Herkes beklemektedir.
Taha 20:135
قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى • Kul kullun muterebbisun fe terabbesu, fe se ta'lemune men ashabus sıratıs seviyyi ve menihteda. • Meal: De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz." • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · كُلٌّۭ kullun herkes · مُّتَرَبِّصٌۭ muterabbisun gözetlemektedir · فَتَرَبَّصُوا۟ ۖ feterabbesu gözetleyin · فَسَتَعْلَمُونَ fesetea'lemune bileceksiniz · مَنْ men kimdir · أَصْحَـٰبُ eshabu sahipleri · ٱلصِّرَٰطِ s-sirati yolun · ٱلسَّوِىِّ s-seviyyi düzgün · وَمَنِ ve meni ve kimdir · ٱهْتَدَىٰ hteda doğru yolda olan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • ربص (rbS) kökü: Beklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • صحب (SHb) kökü: eşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi… • صرط (SrT) kökü: Düz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç. • سوي (swy) kökü: düzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Taha suresi 135 ayettir; bu 135. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).