"Sizinle buluşma zamanı, Ziynet Günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.
Taha 20:59قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى • Kale mev'ıdukum yevmuz zineti ve en yuhşeren nasu duha. • Meal: "Sizinle buluşma zamanı, Ziynet[1] Günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi. • Dipnot 1: Şenlik günü, tören günü. • Kelime kelime: قَالَ kale (Musa) dedi ki · مَوْعِدُكُمْ mev'idukum buluşma zamanınız · يَوْمُ yevmu günü · ٱلزِّينَةِ z-zineti süs (bayram) · وَأَن ve en ve · يُحْشَرَ yuhşera toplanacağı · ٱلنَّاسُ n-nasu insanaların · ضُحًۭى duhen kuşluk vakti • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • زين (zyn) kökü: Süslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti… • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • ضحو (DHw) kökü: Kuşluk vakti olmak, Güneş yükselmek, Aydınlanmak, Açığa çıkmak, Ortaya çıkmak, Belirginleşmek, Parlak olmak, Net olmak, Güneş doğmak • Taha suresi 135 ayettir; bu 59. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).