Eğer ikisinde de Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de kesinlikle fesada uğrardı. Arşın Rabb'i olan Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.
Enbiya 21:22لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ • Lev kane fihima alihetun illallahu le fesedeta, fe subhanallahi rabbil arşi amma yasıfun. • Meal: Eğer ikisinde[1] de Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de kesinlikle fesada uğrardı. Arşın[2] Rabb'i olan Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.[3] • Dipnot 1: Egemenlik ve güç makamı. • Dipnot 2: Bkz. 19:35. ayetin dipnotu. • Dipnot 3: Göklerde ve yerde. • Kelime kelime: لَوْ lev eğer · كَانَ kane olsaydı · فِيهِمَآ fihima ikisinde · ءَالِهَةٌ alihetun tanrılar · إِلَّا illa başka · ٱللَّهُ llahu Allah'tan · لَفَسَدَتَا ۚ lefesedeta ikisi de bozulup gitmişti · فَسُبْحَـٰنَ fesubhane yüce(münezzeh)dir · ٱللَّهِ llahi Allah · رَبِّ rabbi sahibi · ٱلْعَرْشِ l-arşi arş'ın · عَمَّا amma şeylerden · يَصِفُونَ yesifune nitelendirdikleri • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • فسد (fsd) kökü: yozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet. • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عرش (Er$) kökü: İnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik. • وصف (wSf) kökü: Bir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek. • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).