Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 96. Ayet Meali

Hatta Ye'cuc ve Me'cuc yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.

Enbiya 21:96 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hatta Ye'cuc ve Me'cuc yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.
Enbiya 21:96
حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ • Hatta iza futihat ye'cucu ve me'cucu ve hum min kulli hadebin yensilun. • Meal: Hatta Ye'cuc ve Me'cuc yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar. • Kelime kelime: حَتَّىٰٓ hatta nihayet · إِذَا iza zaman · فُتِحَتْ futihat önü açıldığı · يَأْجُوجُ ye'cucu Ye'cuc'un · وَمَأْجُوجُ ve me'cucu ve Me'cuc'un · وَهُم ve hum ve onlar · مِّن min · كُلِّ kulli her · حَدَبٍۢ hadebin tepeden · يَنسِلُونَ yensilune akın etmeye başladıkları • فتح (ftH) kökü: Açmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • حدب (Hdb) kökü: Çıkıntılı olmak; Dışbükey; Kambur. Yükselmek, büyümek veya dışarı çıkmak, yükseğe büyümek, şefkatli veya uygun veya nazik olmak, birini savunmak, sırtı yükseğe kaldırmak, eğri/kıvrımlı ve uzun olmak. • نسل (nsl) kökü: Doğurmak, soy bakımından verimli olmak. Acele etmek, çarpmak. • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 96. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).