Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onlar, başka işlerle uğraşıp durmaktadırlar.
Müminun 23:63بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ • Bel kulubuhum fi gamratin min haza ve lehum a'malun min duni zalike hum leha amilun. • Meal: Fakat onların kalpleri[1] bundan gaflet[2] içindedir. Onlar, başka işlerle[3] uğraşıp durmaktadırlar. • Dipnot 1: İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir. Tıpkı göz, kulak vs. ile beyin arasındaki iletişim gibi. • Dipnot 2: Bir kalıcılığı olmayan, önemsiz, boş. • Dipnot 3: Bu gerçekliğe karşı aymazlık içindedir. • Kelime kelime: بَلْ bel fakat · قُلُوبُهُمْ kulubuhum onların kalbleri · فِى fi içindedir · غَمْرَةٍۢ gamratin gaflet · مِّنْ min -ndan · هَـٰذَا haza bu- · وَلَهُمْ velehum onların vardır ki · أَعْمَـٰلٌۭ ea'malun işleri · مِّن min · دُونِ duni başka · ذَٰلِكَ zalike bundan · هُمْ hum onlar · لَهَا leha (hep) o (işler) için · عَـٰمِلُونَ aamilune çalışırlar • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • غمر (gmr) kökü: Çok miktarda, bol, çok, taşmak, cahil, dalmış, batmış, yoğun bir şekilde, deneyimsiz, zekadan yoksun, boğulma, ezici cehalet, herhangi bir şeyin karışık kütlesi, su baskını, sıkıntı, şaşkınlık, karışıklık • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • Müminun suresi 118 ayettir; bu 63. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).