Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Müminun 23:62وَلَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ • Ve la nukellifu nefsen illa vus'aha ve ledeyna kitabun yantıku bil hakkı ve hum la yuzlemun. • Meal: Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · نُكَلِّفُ nukellifu biz teklif etmeyiz · نَفْسًا nefsen hiç kimseye · إِلَّا illa başkasını · وُسْعَهَا ۖ vus'aha gücünün yetiğinden · وَلَدَيْنَا veledeyna ve katımızda vardır · كِتَـٰبٌۭ kitabun bir Kitap · يَنطِقُ yentiku söyleyen · بِٱلْحَقِّ ۚ bil-hakki gerçeği · وَهُمْ ve hum ve onlara · لَا la asla · يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlık edilmez • كلف (klf) kökü: Uğraşmak, gayretli olmak, bir nesneye kendini kaptırmak. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • وسع (wsE) kökü: Bol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak. • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • نطق (nTq) kökü: Konuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak. • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Müminun suresi 118 ayettir; bu 62. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).