De ki: "Söyleyin bakalım, yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?"
Müminun 23:84قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ • Kul li menil ardu ve men fiha in kuntum ta'lemun. • Meal: De ki: "Söyleyin bakalım, yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?" • Kelime kelime: قُل kul de ki · لِّمَنِ limeni kimindir? · ٱلْأَرْضُ l-erdu dünya · وَمَن ve men ve bulunanlar · فِيهَآ fiha içinde · إِن in eğer · كُنتُمْ kuntum iseniz · تَعْلَمُونَ tea'lemune biliyor • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Müminun suresi 118 ayettir; bu 84. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).