Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 19. Ayet Meali

İman Edenler arasında, fahişenin yayılmasından hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Nur 24:19 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman Edenler arasında, fahişenin yayılmasından hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır.
Nur 24:19
اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ • İnnellezine yuhıbbune en teşial fahışetu fillezine amenu lehum azabun elimun fid dunya vel ahırah, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun. • Meal: İman Edenler arasında, fahişenin[1] yayılmasından hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. • Dipnot 1: Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık ve edepsizlik, iftira. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · يُحِبُّونَ yuhibbune isteyenlere · أَن en · تَشِيعَ teşia yayılmasını · ٱلْفَـٰحِشَةُ l-fahişetu edepsizliğin · فِى fi içinde · ٱلَّذِينَ ellezine · ءَامَنُوا۟ amenu inananlar · لَهُمْ lehum vardır · عَذَابٌ azabun bir azab · أَلِيمٌۭ elimun acıklı · فِى fi · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada · وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ vel'ahirati ve ahirette · وَٱللَّهُ vallahu ve Allah · يَعْلَمُ yea'lemu bilir · وَأَنتُمْ veentum ancak siz · لَا la · تَعْلَمُونَ tea'lemune bilmezsiniz • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • شيع ($yE) kökü: Yayılmak, dağılmak, başka biriyle uyumlu olmak, dostça davranmak, birlikte gitmek, benzer olmak, takipçi/yardımcı/arkadaş/yoldaş/ortak, ayrı parti/mezhep, doktrin/sistem/uygulama yolu • فحش (fH$) kökü: Aşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • الم (Alm) kökü: acı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmiş • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Nur suresi 64 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).