Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şuara Suresi 183. Ayet Meali

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Şuara 26:183 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin.
Şuara 26:183
وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ • Ve la tebhasun nase eşyaehum ve la ta'sev fil ardı mufsidin. • Meal: "İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın." • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · تَبْخَسُوا۟ tebhasu kısmayın · ٱلنَّاسَ n-nase insanların · أَشْيَآءَهُمْ eşya'ehum haklarını · وَلَا ve la ve · تَعْثَوْا۟ tea'sev karışıklık çıkarmayın · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · مُفْسِدِينَ mufsidine bozgunculuk yaparak • بخس (bxs) kökü: Azaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak. • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • عثو (Evw) kökü: Kötülük yapmak, suç işlemek, yozlaşmış/kötü şekilde davranmak. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • فسد (fsd) kökü: yozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet. • Şuara suresi 227 ayettir; bu 183. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).