"Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz."
Şuara 26:40لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ • Leallena nettebius seharate in kanu humul galibin. • Meal: "Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz." • Kelime kelime: لَعَلَّنَا leallena umarız ki · نَتَّبِعُ nettebiu onlara uyarız · ٱلسَّحَرَةَ s-seharate büyücülere · إِن in eğer · كَانُوا۟ kanu ise · هُمُ humu onlar · ٱلْغَـٰلِبِينَ l-galibine üstün gelirler • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • غلب (glb) kökü: Üstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli. • Şuara suresi 227 ayettir; bu 40. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).