"Putlara kulluk ediyoruz. Kendimizi onlara adamaktan vazgeçmeyeceğiz." dediler.
Şuara 26:71قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَاماً فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ • Kalu na'budu asnamen fe nezallu leha akifin. • Meal: "Putlara kulluk ediyoruz. Kendimizi onlara adamaktan vazgeçmeyeceğiz." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · نَعْبُدُ nea'budu tapıyoruz · أَصْنَامًۭا esnamen putlara · فَنَظَلُّ fenezellu duruyoruz · لَهَا leha onların önünde · عَـٰكِفِينَ aakifine ibadete • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • صنم (Snm) kökü: Kötü kokmak (koku), güçlenmek. Sanama - ibadet için putları şekillendirmek. Sanam (çoğul: asnaam) - put, Allah'tan başka ibadet edilen her şey. • ظلل (Zll) kökü: Kalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak… • عكف (Ekf) kökü: Düzenlemek, bir şeyi sıraya koymak, ona sürekli ve kararlı bir şekilde bağlı kalmak, yoğun şekilde devam etmek, bir şeyin etrafında dönmek, ona yaklaşmak/ilerlemek, alıkoymak/tutmak/sınırlamak, kendini tecrit etmek… • Şuara suresi 227 ayettir; bu 71. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).