Akıl Kuran (akilkuran.com)

Neml Suresi 87. Ayet Meali

Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.

Neml 27:87 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi…
Neml 27:87
وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِ عَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ • Ve yevme yunfehu fis suri fe fezia men fis semavati ve men fil ardı illa men şaallah, ve kullun etevhu dahırin. • Meal: Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler[1] hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir. • Dipnot 1: Uygun gördüğü kimseler. • Kelime kelime: وَيَوْمَ ve yevme ve gün · يُنفَخُ yunfehu üfleneceği · فِى fi · ٱلصُّورِ s-suri Sur'a · فَفَزِعَ fe fe zia korku içinde kalırlar (bayılır) · مَن men kimseler · فِى fi · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde bulunan · وَمَن ve men ve kimseler · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi ve yerde bulunan · إِلَّا illa dışındaki · مَن men kimseler · شَآءَ şa'e diledikleri · ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'ın · وَكُلٌّ ve kullun ve hepsi · أَتَوْهُ etevhu O'na gelirler · دَٰخِرِينَ dahirine boyun bükerek • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • نفخ (nfx) kökü: Ağızla üflemek, nefes almak. • صور (Swr) kökü: şekillendirmek, biçimlendirmek, tasarlamak, işaretlemek, resmetmek, süslemek, hazırlamak, yapmak • فزع (fzE) kökü: Korkmak, korkmuş olmak, dehşete düşmek, korkuya kapılmak • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • دخر (dxr) kökü: Küçük olmak, değersiz olmak, alçakgönüllü olmak, hiçbir değeri veya önemi olmamak, sefil olmak, alçaltılmış olmak • Neml suresi 93 ayettir; bu 87. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).