Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 124. Ayet Meali

Hani! Sen Mü'minlere: "Rabb'inizin, indirilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

Ali İmran 3:124 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani!
Ali İmran 3:124
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ • İz tekulu lil mu'minine e len yekfiyekum en yumiddekum rabbukum bi selaseti alafin minel melaiketi munzelin. • Meal: Hani! Sen Mü'minlere: "Rabb'inizin, indirilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun. • Kelime kelime: إِذْ iz O zaman · تَقُولُ tekulu sen diyordun · لِلْمُؤْمِنِينَ lilmu'minine mü'minlere · أَلَن elen · يَكْفِيَكُمْ yekfiyekum size yetmez mi? · أَن en · يُمِدَّكُمْ yumiddekum size yardım etmesi · رَبُّكُم rabbukum Rabbinizin · بِثَلَـٰثَةِ biselaseti üç · ءَالَـٰفٍۢ alafin bin · مِّنَ mine · ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ l-melaiketi melek ile · مُنزَلِينَ munzeline indirilmiş • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • مدد (mdd) kökü: çekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • ثلث (vlv) kökü: Üçe bölünmek veya sayıca üç olmak, bir şeyin üçte biri, üçte bir, üçer üçer, herhangi bir sayının üçte biri. • الف (Alf) kökü: Bir şeye bağlı kalmak, sık sık ziyaret etmek, alışkanlıkla başvurmak, bir şeye aşina olmak veya alışmak, sosyal/arkadaşça/dostça olmak, sevmek/onaylamak/dostane olmak, korumak/güvence altına almak, güvenlikten… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 124. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).