Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 43. Ayet Meali

"Ey Meryem! Rabb'ine içtenlikle bağlan, secde et ve ruku edenlerle birlikte ruku et."

Ali İmran 3:43 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey Meryem!
Ali İmran 3:43
يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ • Ya meryemuknuti li rabbiki vescudi verkai mear rakiin. • Meal: "Ey Meryem! Rabb'ine içtenlikle bağlan, secde et[1] ve ruku[2] edenlerle birlikte ruku et." • Dipnot 1: Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir. • Dipnot 2: Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken alnı yere koymak. • Kelime kelime: يَـٰمَرْيَمُ ya meryemu Meryem · ٱقْنُتِى knuti divan dur · لِرَبِّكِ lirabbiki Rabbine · وَٱسْجُدِى vescudi ve secde et · وَٱرْكَعِى verkeiy ve (huzurunda) eğil · مَعَ mea beraber · ٱلرَّٰكِعِينَ r-rakiiyne eğilenlerle • قنت (qnt) kökü: Dindar, itaatkar olmak, tüm tevazu ile tam ve yürekten uzun süre duada durmak. Qanitun - tam, yürekten ve tüm tevazu ile dindar ve itaatkar olan kişi. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • سجد (sjd) kökü: Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek • ركع (rkE) kökü: Eğilmiş, bükülmüş, eğmek, alçakgönüllülük, kendini alçaltmak, başını eğmek, yüzüstü düştü, sendeledi • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 43. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).