Akıl Kuran (akilkuran.com)

Secde Suresi 12. Ayet Meali

Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!

Secde 32:12 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz!
Secde 32:12
وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ • Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun. • Meal: Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı[1] yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen! • Dipnot 1: Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu. • Kelime kelime: وَلَوْ velev ve eğer · تَرَىٰٓ tera bir görsen · إِذِ izi (demekte) iken · ٱلْمُجْرِمُونَ l-mucrimune suçluları · نَاكِسُوا۟ nakisu öne eğmiş · رُءُوسِهِمْ ru'usihim başlarını · عِندَ inde huzurunda · رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin · رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz · أَبْصَرْنَا ebsarna gördük · وَسَمِعْنَا ve semia'na ve işittik · فَٱرْجِعْنَا fercia'na bizi geri döndür · نَعْمَلْ nea'mel yapalım · صَـٰلِحًا salihen iyi iş · إِنَّا inna artık biz · مُوقِنُونَ mukinune kesin olarak inandık • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • جرم (jrm) kökü: Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir… • نكس (nks) kökü: Üzmek, baş aşağı çevirmek, ters çevirmek, ters yapmak, başı dikkatsizce veya utançla eğmek. • راس (rAs) kökü: Baş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • رجع (rjE) kökü: geri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek. • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • يقن (yqn) kökü: kesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişi • Secde suresi 30 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).