Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 39. Ayet Meali

Onlar, Allah'ın mesajını iletirler ve O'na huşu duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseye huşu duymazlar. Allah, hesap görücü olarak yeter.

Ahzab 33:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, Allah'ın mesajını iletirler ve O'na huşu duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseye huşu duymazlar.
Ahzab 33:39
اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَداً اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يباً • Ellezine yubelligune risalatillahi ve yahşevnehu ve la yahşevne ehaden illallah, ve kefa billahi hasiba. • Meal: Onlar, Allah'ın mesajını iletirler ve O'na huşu[1] duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseye huşu duymazlar. Allah, hesap görücü olarak yeter.[2] • Dipnot 1: Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak. • Dipnot 2: Hesap verilecek tek merci Allah'tır. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki · يُبَلِّغُونَ yubelligune duyururlar · رِسَـٰلَـٰتِ risalati elçiliğini · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَيَخْشَوْنَهُۥ ve yehşevnehu ve O'ndan korkarlar · وَلَا ve la ve · يَخْشَوْنَ yehşevne korkmazlar · أَحَدًا ehaden kimseden · إِلَّا illa başka · ٱللَّهَ ۗ llahe Allah'dan · وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter · بِٱللَّهِ billahi Allah · حَسِيبًۭا hasiben hesap görücü olarak • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • خشي (x$y) kökü: Korkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak. • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).