Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 48. Ayet Meali

Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Ahzab 33:48 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma.
Ahzab 33:48
وَلَا تُطِـعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً • Ve la tutııl kafirine vel munafikine veda'ezahum ve tevekkel alallah, ve kefa billahi vekila. • Meal: Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül[1] et. Vekil[2] olarak Allah yeter. • Dipnot 1: Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan." Vekil sadece Allah'tır. • Dipnot 2: Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve asla · تُطِعِ tutii ita'at etme · ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlere · وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ velmunafikine ve münafıklara · وَدَعْ ve dea' ve aldırma · أَذَىٰهُمْ ezahum onların eziyetlerine · وَتَوَكَّلْ ve teve kkel ve dayan · عَلَى ala · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'a · وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter · بِٱللَّهِ billahi Allah · وَكِيلًۭا vekilen vekil olarak • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • ودع (wdE) kökü: Ayrılmak/terk etmek/görmezden gelmek/ihmal etmek/yerleştirmek/koymak • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 48. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).