Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 69. Ayet Meali

Ey İman Edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.

Ahzab 33:69 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İman Edenler!
Ahzab 33:69
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهاً • Ya eyyuhellezine amenu la tekunu kellezine azev musa fe berreehullahu mimma kalu, ve kane indallahi veciha. • Meal: Ey İman Edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden[1] temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi. • Dipnot 1: Suçladıkları şeylerden. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · لَا la · تَكُونُوا۟ tekunu olmayın · كَٱلَّذِينَ kallezine kimseler gibi · ءَاذَوْا۟ azev eziyet eden · مُوسَىٰ musa Musa'ya · فَبَرَّأَهُ feberraehu onu beraat ettirdi · ٱللَّهُ llahu Allah · مِمَّا mimma · قَالُوا۟ ۚ kalu onların dediklerinden · وَكَانَ ve kane ve idi · عِندَ inde yanında · ٱللَّهِ llahi Allah · وَجِيهًۭا vecihen itibarlı • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • برا (brA) kökü: Bir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumu • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 69. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).