Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Yasin 36:34وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ • Ve cealna fiha cennatin min nahilin ve a'nabin ve feccerna fiha minel uyun. • Meal: Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık. • Kelime kelime: وَجَعَلْنَا ve cealna ve yarattık · فِيهَا fiha orada · جَنَّـٰتٍۢ cennatin bahçeleri · مِّن min · نَّخِيلٍۢ nehilin hurma · وَأَعْنَـٰبٍۢ ve ea'nabin ve üzüm · وَفَجَّرْنَا ve feccerna ve akıttık · فِيهَا fiha orada · مِنَ mine -den · ٱلْعُيُونِ l-uyuni çeşmeler- • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • نخل (nxl) kökü: Elemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek. • عنب (Enb) kökü: Üzüm üretmek, üzüm. • فجر (fjr) kökü: Uzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yer • عين (Eyn) kökü: Göze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin… • Yasin suresi 83 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).