Onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilah yoktur." denildiği zaman büyüklük taslayanlardı.
Saffat 37:35اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ • İnnehum kanu iza kile lehum la ilahe illallahu yestekbirun. • Meal: Onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilah yoktur." denildiği zaman büyüklük taslayanlardı. • Kelime kelime: إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar · كَانُوٓا۟ kanu idiler · إِذَا iza zaman · قِيلَ kile dendiği · لَهُمْ lehum onlara · لَآ la yoktur · إِلَـٰهَ ilahe tanrı · إِلَّا illa başka · ٱللَّهُ llahu Allah'tan · يَسْتَكْبِرُونَ yestekbirune büyüklük tasıyor(lar) • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • Saffat suresi 182 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).