Akıl Kuran (akilkuran.com)

Saffat Suresi 36. Ayet Meali

"Mecnun bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?" derlerdi.

Saffat 37:36 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Mecnun bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?" derlerdi.
Saffat 37:36
وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ • Ve yekulune e inna le tariku alihetina li şairin mecnun. • Meal: "Mecnun[1] bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?" derlerdi. • Dipnot 1: Deli, cinlenmiş. • Kelime kelime: وَيَقُولُونَ ve yekulune ve derlerdi · أَئِنَّا einna biz mi? · لَتَارِكُوٓا۟ letariku terk edeceğiz · ءَالِهَتِنَا alihetina tanrılarımızı · لِشَاعِرٍۢ lişairin bir şair için · مَّجْنُونٍۭ mecnunin cinlenmiş • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ترك (trk) kökü: Terk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak. • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • شعر ($Er) kökü: bilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • Saffat suresi 182 ayettir; bu 36. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).