Akıl Kuran (akilkuran.com)

Sad Suresi 16. Ayet Meali

Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Sad 38:16 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.
Sad 38:16
وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ • Ve kalu rabbena accil lena kıttana kable yevmil hisab. • Meal: Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce[1] azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler. • Dipnot 1: Hesap Günü'ne inanmadıklarını ifade edercesine, alaycı bir tutumla; beklemeye gerek yok, eğer doğruysa azabımızı hemen ver. • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki · رَبَّنَا rabbena Rabbimiz · عَجِّل accil hemen ver · لَّنَا lena bize · قِطَّنَا kittana bizim (azab) payımızı · قَبْلَ kable önce · يَوْمِ yevmi gününden · ٱلْحِسَابِ l-hisabi hesap • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عجل (Ejl) kökü: Acele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu… • قطط (qTT) kökü: Kesmek, onarmak, parçalara ayırmak. Qittun - parça, hisse. • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • Sad suresi 88 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).