Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik. Kürsüsünün üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o Bize yöneldi.
Sad 38:34وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَداً ثُمَّ اَنَابَ • Ve lekad fetenna suleymane ve elkayna ala kursiyyihi ceseden summe enab. • Meal: Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik.[1] Kürsüsünün[2] üzerine bir ceset bıraktık.[3] Sonra o Bize yöneldi.[4] • Dipnot 1: Bize sığındı, Bizden bağışlanma diledi. (Bkz. Bir sonraki ayet.) • Dipnot 2: Çeşitli olaylarla arı duru hale getirdik, olgunlaştırdık, saflaştırdık. • Dipnot 3: İktidarının, yönetiminin. • Dipnot 4: İktidarını çökerttik. Gücünü yok edip, iktidarını yaşayan bir ölüye çevirdik. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · فَتَنَّا fetenna denedik · سُلَيْمَـٰنَ suleymane Süleyman'ı · وَأَلْقَيْنَا ve elkayna ve bıraktık · عَلَىٰ ala üstüne · كُرْسِيِّهِۦ kursiyyihi tahtının · جَسَدًۭا ceseden bir ceset · ثُمَّ summe sonra · أَنَابَ enabe (bize) yöneldi • فتن (ftn) kökü: Denemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük… • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • كرس (krs) kökü: Bir bina kurmak/inşa etmek; toplamak, bir araya getirmek. (ku-r-si) sandalye, taht, hakimiyet veya güç. • جسد (jsd) kökü: Vücuda yapışmak veya pıhtılaşmak, O (kan) yapıştı veya yapışıktı, O (kan) kurudu, O (giysi) vücuda yapışacak şekilde yapıldı. • نوب (nwb) kökü: Bir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek. • Sad suresi 88 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).