Akıl Kuran (akilkuran.com)

Sad Suresi 35. Ayet Meali

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi.

Sad 38:35 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey Rabb'im!
Sad 38:35
قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكاً لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ • Kale rabbigfir li veheb li mulken la yenbagi li ehadin min ba'di, inneke entel vehhab. • Meal: "Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk[1] bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi. • Dipnot 1: Güç, imkan. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · رَبِّ rabbi Rabbim · ٱغْفِرْ gfir affet · لِى li beni · وَهَبْ ve heb ve ver · لِى li bana · مُلْكًۭا mulken bir mülk (hükümdarlık) · لَّا la · يَنۢبَغِى yenbegi nasib olmayan · لِأَحَدٍۢ liehadin hiç kimseye · مِّنۢ min · بَعْدِىٓ ۖ bea'di benden sonra · إِنَّكَ inneke çünkü sensin · أَنتَ ente sen · ٱلْوَهَّابُ l-vehhabu çok lutfeden • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • وهب (whb) kökü: vermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak. • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • Sad suresi 88 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).