Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.
Zümer 39:48وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ • Ve beda lehum seyyiatu ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun. • Meal: Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey[1] onları kuşattı. • Dipnot 1: Hesap Günü'nün azabı. • Kelime kelime: وَبَدَا ve beda ve görünmüştür · لَهُمْ lehum kendilerine · سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri · مَا ma · كَسَبُوا۟ kesebu yaptıkları işlerin · وَحَاقَ ve haka ve kuşatmıştır · بِهِم bihim onları · مَّا ma şey · كَانُوا۟ kanu oldukları · بِهِۦ bihi onunla · يَسْتَهْزِءُونَ yestehziune alay ediyor(lar) • بدو (bdw) kökü: Görünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • حيق (Hyq) kökü: Geri çekilmek, çevrelemek ve tutmak, kuşatmak, etrafını sarmak, inmek, bunaltmak, sarmak, kaçınılmaz olmak, bir kişi veya şeyi köşeye sıkıştırmak (sadece kötü durumlar için kullanılır), birinin başına gelmek, birine… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • هزا (hzA) kökü: aşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67) • Zümer suresi 75 ayettir; bu 48. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).