Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 17. Ayet Meali

Allah katında tevbe; cehaletle bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Nisa 4:17 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah katında tevbe; cehaletle bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir.
Nisa 4:17
اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً • İnnemat tevbetu alallahi lillezine ya'melunes sue bi cehaletin summe yetubune min karibin fe ulaike yetubullahu aleyhim. Ve kanallahu alimen hakima. • Meal: Allah katında tevbe;[1] cehaletle[2] bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir. • Dipnot 1: Cehalet kelimesi, "bilgisizlik" anlamında değil, davranış ve bilinç bozukluğu, yanlış ve kötü olan bir şeyi yapmak anlamındadır. • Dipnot 2: Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır. • Kelime kelime: إِنَّمَا innema şüphesiz · ٱلتَّوْبَةُ t-tevbetu tevbesi makbuldür · عَلَى ala göre · ٱللَّهِ llahi Allah'a · لِلَّذِينَ lillezine şu kimselerin · يَعْمَلُونَ yea'melune yaparlar · ٱلسُّوٓءَ s-su'e bir kötülük · بِجَهَـٰلَةٍۢ bicehaletin cahillikle · ثُمَّ summe sonra · يَتُوبُونَ yetubune dönerler (tevbe ederler) · مِن min -ndan · قَرِيبٍۢ karibin hemen ardı- · فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte · يَتُوبُ yetubu tevbesini kabul eder · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَيْهِمْ ۗ aleyhim onların · وَكَانَ ve kane · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلِيمًا alimen bilendir · حَكِيمًۭا hakimen hüküm ve hikmet sahibidir • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • جهل (jhl) kökü: Cahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış… • قرب (qrb) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Nisa suresi 176 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).